İlanları Karşılaştır

Karşılaştır
Yalnızca 4 İlanı karşılaştırabilirsiniz, eklenen herhangi bir yeni ilanı, karşılaştırmadaki ilk ilanı değiştirir.

SSS

SSS

Gayrimenkulümü kendim satsam daha kârlı çıkar mıyım?

Gayrimenkulünün satış sürecini kendi üstlenmeyi düşünenlere aşağıdaki 5 soruya
içten cevap vermelerini tavsiye ediyoruz.

1. Gayrimenkulünüzün olduğu bölgede yakın tarihte satılmış veya satışta olan
mülkleri, ne kadar süre satışta olduklarını ve gerçekte kaça satıldıklarını
biliyor ve düzenli takip ediyor musunuz?
2. Mülkünüzün değerlemesini yaparken kullanılan farklı teknikleri biliyor, olası
alıcıların itiraz edebilecekleri noktaları da düşünerek piyasa rayicini yansıtan
objektif bir değerleme çalışması yapacağınıza güveniyor musunuz?
3. Mülkünüzü görmek için sizi arayan kişilerin telefonlarını aynı heyecan ve
ilgiyle karşılayıp daireyi görebilmeleri için gereken zaman esnekliğini onlara
sunabilir misiniz?
4. Potansiyel alıcıların gayrimenkulünüz, satış, vergi, kredi ve tapu konusundaki
teknik sorularını cevaplayabilecek bilgi ve deneyime sahip misiniz?
5. Satış ve ikna teknikleri konusunda eğitim ve tecrübeniz var mı?
Eğer bu soruların hepsine rahatlıkla “evet” diyemiyorsanız o zaman güveneceğiniz
bir Gayrimenkul Danışmanı ile çalışmanız hem mülkünüzü değerinde satmanızı
hem de bu konuları uzmanına bırakmanın rahatlığını yaşamınızı sağlar.

Gayrimenkulümü satarken aynı anda ne kadar çok emlakçıyla çalışsam o kadar iyi mi olur?

Şu bir gerçek ki, evinizi pazarlayan emlakçı sayısı ne kadar çoksa evinizin
satılabilme ihtimali de o kadar düşüktür. Belki siz bunun tam tersini
düşünüyordunuz. Ama şu örnekle anlatabiliriz; aracınızın farklı bir noktaya
ulaştırılması için destek almanız gerekiyor. Bu konuda sorumluk vereceğiniz tek
bir sürücü olması mı, yoksa yol boyunca değişen farklı sürücüler olması mı sizce
daha doğru? Çok kişinin müdahil olduğu durumda bir sorun olduğunda veya
aracınız hedefine ulaşmadığında kimi sorumlu tutabilirsiniz?

Olası alıcı adayları tarafından baktığımızda ise durum yine aynı. İlan sitelerinde
aynı evin, 5 ayrı ilanı olduğunu ve hatta fiyatların birbirinden farklı olduğunu
gördüğünüz oldu mu hiç? Maalesef biz sıklıkla karşılaşıyoruz. Bu, alıcılar için
şüphe uyandırıcı, fiyatı ve muhatabı belirsizleştiren, mülkün değer algısını
düşüren bir durumdur.

Bir de mülkünüzün satışını üstlenen Gayrimenkul Danışmanları açısından
düşünelim. Eğer siz onlardan biri olsaydınız, siz dahil aynı anda üç kişinin ilanı
olan bir mülkün satışı için mi daha çok çaba harcardınız, yoksa satış sorumluluğu
sadece sizde olan bir mülkün satışı için mi daha çok çaba harcardınız?

İşte bu sorulara verdiğimiz cevaplar sebebiyle bizim size önerimiz:
Güvendiğiniz ve konusunda uzman BİR kişiyle çalışmaktır. Çünkü yılların
emeğinin karşılığı olan yatırımınızı değerlendirmek hayatınızdaki önemli
kararlardan biri ve bu kararda gerekli uzman desteği almak, zamansal, maddi ve
manevi açılardan kayıp yaşamanızı önler.

Neden yetki belgesiyle çalışmalıyım?

Yetki belgesi hem sizi hem de gayrimenkul danışmanını koruyan, mutabık
kalınan çalışma şeklini özetleyen bir belgedir. Bir iş anlaşması, her zaman
bir sözleşme ile etkin kılınır çünkü sıklıkla söylendiği gibi “Söz uçar, yazı kalır”.
Bizim duyduğumuz hikayeler var, örneğin geçmişte evini satışa çıkardıktan sonra
hiç tanımadığı bir emlakçının sitesinde evinin ilanını ve fotoğraflarını gördüğünü
ileten ev sahipleri var. İşte yetkili ve tek kişiyle çalışmak sizi bu risklerden korur.

Ayrıca Gayrimenkul Danışmanınızın mülkünüzü bölgedeki diğer güvenilir emlak ofisleriyle de paylaşmasına olanak sağlar. Böylece siz bir kişiyle muhatap olurken o kişi mülkünüzü diğer Gayrimenkul Danışmanları ve onların müşterilerine de ulaşmış olur.

Güvendiğiniz kişilerle çalışırken mutabık kalınan koşulları içeren sözleşme
imzalamaktan kaçınmayın. Bunun yanında, satış sürecinde danışmanınız kendi yaptıkları
ve mülkle ilgili gelişmeler konusunda sizi düzenli aralıklarla bilgilendirmelidir. “Kaç kişi ilanı
gördü, kaç kişi aradı, kaç kişi mülkü gezdi, yorumları ne oldu, alınan teklifler
nasıl, ileriki süreçte neler olabilir” gibi konularda danışmanınız sizi bilgilendirmelidir.
Danışmanınız, kendi verdiği sözleri yerine getirmediğinde yetki belgesini iade
edebilmelidir.

Bizce en önemlisi çalışacağınız doğru kişiyi bulmaktır. Doğru kişi,
mutabık kalınmış net koşullar, karşılıklı iyi niyet ve sözlere bağlılık
doğal olarak başarı ve kazancı da yanında getirir.

Yatırım yapmak istiyorum, nerede ve nasıl yapmalıyım?

İşte bu sorunun tek bir doğru cevabı yok, çünkü bu konudaki doğru
cevap ancak kişiye özeldir. Gerçek bir Gayrimenkul Danışmanı önce sizi,
amacınızı, beklentilerinizi, getiri/ risk algınızı, zamansal planınızı dinler ve sonra
size özel alternatifleri ortaya koyar. Alternatifleri sizinle birlikte değerlendirir, eler
ve önceliklendirir. Sonrasında satın alma süreciniz boyunca sizi ve haklarınızı
temsil ederek en karlı şekilde yatırımınızı yapmanızı sağlar.

Nasıl bizim için
önemli konularda sürekli danıştığımız kişiler vardır, aile doktorumuz,
avukatımız gibi işte gayrimenkul konusunda da Gayrimenkul
Danışmanınız sürekli danışabileceğiniz, fikirlerinizde ve kararlarınızda
başvurabileceğiniz yegane kişidir.

Yatırım nedir ?

Yatırım yapmak kısaca ileride daha çok kazanmak için riske girmektir. Yatırım yapmak için öncelikle tasarruf yapmanı gerekmektedir. İnsanların ileride harcamak için bugün elde edilen gelirin bir kısmını bir kenara koymaları, tasarruf yapmaları anlamına gelir. Ancak bu tasarrufların da boş boş beklemesi istenmez. Büyümesi, daha da çoğalması istenir. Bu nedenle yatırım yapmak,

şu anki gelirimizden bir kısmını harcayıp kenara koyarak tasarruf etmek  ve bu tutarı ileride daha da büyümüş olarak geri almak beklentisiyle değerlendirmek anlamına gelir.

Tasarruf yapmamızın ardındaki etkenlerden birincisi; sıra dışı takım kaza, bela, hastalık, yoksulluk, işsizlik gibi beklenmedik durumlar sonucu oluşacak harcamalara karşı hazırlıklı olmaktır. İkincisi ise; zaman içinde yaşlanıp, aktif iş hayatından çekildiğimizde, alıştığımız gelir düzeyini korumak, yaşam standartlarımızı, harcama gücümüzü yüksek tutabilmektir. Belki bir üçüncüsü de biz bu dünyadan ayrıldıktan sonra geride kalan sevdiklerimizin yaşamlarını kolaylaştırmaktır.

Her şeyden önce tasarrufumuzun değerini kaybetmemesini isteriz. Bu sebepten yaptığımız tasarrufları değişik alanlarda yatırıma yönlendiririz. Tasarrufumuzla yapacağımız yatırımlar; mevduat, hisse senedi, gayrimenkul, altın gibi farklı alanlarda olabilir.

Dolayısıyla biz, ileride harcamak üzere tasarruf eder ve bunları da en azından satın alma gücünü korusun diye bir takım yatırım araçlarında değerlendiririz.

Kaynak: Sorularla Gayrimenkul Yatırımı

İnsanlar neden gayrimenkul satın almak isterler?

İnsanlar, kendilerine bir kullanım faydası sağlaması için gayrimenkul satın almak isteyeceklerdir. Eğer alınacak bu gayrimenkul bir konutsa, bu konutta barınabilirler. Bu gayrimenkul bir arazi ise, onun üzerinde tarım ya da hayvancılık yapabilirler. Ticari bir gayrimenkule sahiplerse imalat, depolama ya da ticaret yapabilirler.

İkinci olarak insanlar başkalarının kullanımına bırakmak üzere gayrimenkul satın almak isteyebilirler. Bu durumu biraz açıklayalım, bir kişiye fayda getiren bir gayrimenkulü kullanıyorsanız, siz de onun karşılığında bir bedel ödemek(kira) durumunda kalırsınız. Bu durumda bir kira getirisi almak amacıyla da insanlar gayrimenkul alırlar. “Bugün gayrimenkul alalım, bugün paramızı toplu halde bir gayrimenkule bağlayalım ama yarın, ertesi yıl ve daha uzun yıllar o gayrimenkulün nakit(kira) getirisinden istifade edelim” diyebiliriz.

Ayrıca, insanlar ileride satmak niyetiyle de gayrimenkul satın alırlar. Bugün 100 liraya adlığını, daha sonraki bir tarihte daha yüksek bir fiyatla satmak amacında olabilirler. Bununla birlikte insanlar; ailelerine, çocuklarına ileride bir güvence olsun diye de gayrimenkul satın alırlar.

Ayrıca Türkiye’deki sosyal güvenlik sistemi diğer gelişmiş ülkelere göre zayıftır. Emekli maaşlarının düşük olması sebebiyle, ilave bir gelir sağlaması için insanlar tasarruflarını gayrimenkule yöneltmektedir.

Kısaca, Türkiye’de gayrimenkul sahibi olmak, bir tür sosyal güvenlik aracıdır.

Kirada oturmak mı, ev almak mı ?

Her zaman geçerli olan bir kuralı söyleyeyim; hangi kararı verirseniz verin, acele ile değil düşünüp taşınıp karar veriniz. bu sizin olmazsa olmazınız olsun.

Gayrimenkul almayı düşündüğümüz çoğu zaman boşu boşuna bu kadar parayı buraya bağlamaya ne gerek var deriz. Bazen de boşu boşuna her ayın on beşinde kucak dolusu kira (para) veriyoruz deriz. ancak işin aslı hiç de öyle değildir. Ev alma işi ileriye yönelik yaptığımız, kendimizi ve ailemizi garanti altına aldığımız bir yatırım olması sebebiyle benimde dilediğim ülkemizde yaşayan her ailenin kendisine ait en az bir evinin olması. Eminim ki evi olmayan her ailenin hemen hemen hepsinin ilk dileği ’‘başımızı sokacak’’ bir evimiz olsun dur. Yalnız yukarıda da bahsettiğim gibi acele ile değil düşünüp hesap yapıp öyle karar vermenizdir. Düşünmek tamamıyla sizin, yani aile fertlerinin özel konusu olup hesap yapma konusunda ise ülkemizde yerleşmiş ve birçok kişi tarafından da günümüzde sıklıkla kullanılan teknik hesaplamayı sizlere tavsiye ederim